Duyuru ->
Geri
FEDERASYON KULÜPLERİMİZ ANTRENÖRLER HAKEMLER BOKS SPORU SPORCU SAĞLIĞI ve BESLENME LİNKLER




Ziyaretçi Sayısı 3.882.849

BÜLENT KİTER

istanbulboks.org, Türk Boksu’na yıllarını vermiş bir efsane ile daha buluştu. Tüm hayatını boksa adamış, milli formayı uzun yıllar giymiş ve baş antrenörlüğünü yapmış hocaların hocası değerli bir isim Sn. Bülent Kiter ile birlikteyiz.

Geçtiğimiz ay yaptığımız bir Ankara seyahati esnasında İstanbul Boks İl Temsilcisi Sn. Ömer Karadeniz, Organizasyon Komitesi eski üyemiz Sn. Ömer Ekinci ve Basın Komitesi Sorumlusu Sn. Cumhur Özkanber i evinde kabul eden Sn. Bülent Kiter ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

BÜLENT KİTER KİMDİR?

 1933 – İzmir’de doğdu.

 1949 – Boksa başladı.

 1949 – 1959 Yılları arasında 130 maç yaptı. 130 maç içinde sadece 13 defa yenildi.

 1955 – 1958 Yılları arasında birçok kez milli formayı giyerek ülkemizi temsil etti.

 1955 – 1958 Yılları arasında 4 defa Türkiye Şampiyonu oldu.

 1955 – 1958 Yine bu yıllar arasında Ankara ve İstanbul Bölge birinciliklerinde ve Ordu Milli Takımlarında başarı sağladı.

 1959 – Faal sporculuk hayatını bırakıp Bursa Bölgesi’nde ilk antrenörlük kariyerine başladı. Antrenörlük hayatının sonuna kadar çeşitli kulüpleri Türkiye Şampiyonu yaptı. Fakat bunların belki de en önemlisi Kara Harp Okulu’nu 1978 yılında Türkiye Şampiyonu yapmasıydı.

 1964 – Milli Takım Antrenörlüğüne başladı ve bu vazifeyi tam 16 yıl sürdürdü. 16 Yıl içinde 3 Olimpiyat, 4 Avrupa, 3 Akdeniz, 2 Altın Kemer, 4 Balkan ve 10 kerede çeşitli turnuvalara hazırlamak üzere tam 26 kez Milli Takımı çalıştırdı. Bu 26 Milli Temasta; 15 Altın, 20 Gümüş ve 30 Bronz madalyayı kazanan ekiplerimizi çalıştırdı. Boks hayatımıza birçok ünlü ismi yetiştirdi. Seyfi Tatar, Celal Sandal, Eraslan Doruk, Yeter Sevimli, Gülali Özbay, Nazif Kuran, Habib Yalçın ve daha niceleri.

1981 – Boks hayatına veda etti.

Bülent Kiter, Hicran Kiter ile 54 yıllık evli ve 4 çocukları var.

Cumhur Özkanber - Sevgili hocam burada sizi daha önceden ziyaret edeceğimizi söylemiştik. Sizi boks camiası içinde hatırlamayan yok. Bizim hakikatten çok değer verdiğimiz duayen isimlerimizdensiniz. Bizim için sizinle burada birlikte olmak çok büyük bir onur. Bize sevgili eşinizle birlikte evinizin kapılarını açtınız. Web sitemizin efsaneler bölümünde daha önce 3 değerli boks duayenimizle birlikte olmuştuk. Sizinle de söyleşi yapmak ve bu söyleşiyi binlerce ziyaretçisi olan istanbulboks.org’da boks severlerle paylaşmak bizim için ayrı bir keyif olacak.

Boks camiası içinde yeni yetişen filizlerimiz var. Boks Olimpik bir spor dalı. Dünya’da tehlikeli spor dalları arasında futboldan bile sonra geliyor. Hal bu durumdayken bile aileleri yanlış yönlendiren bir takım etkenler olabiliyor. Sizi tanımayan insanlar şunu bilmek ister Boksa ne zaman nerede başladınız sizi boksa iten etkenler nelerdi.

Bülent Kiter – 15 – 16 yaşlarındaydım. Babam Devlet Memuruydu. Okuyordum ama okumamı ihmal ettim. Çünkü boksu çok seviyordum. Babam tarafından bir sanata verilmiştim ama oradan da ara ara kaçıyor boks salonuna gidiyordum. İlk maçımı Denizgücü ve Karagücü’nün maçları vardı. Karagücü’nde bir boksör eksikti. Bana dediler oynar mısın? bende hiç düşünmeden evet dedim. Rakibim Yorgo adında birisiydi. O dönem askere de gideceğim. Niyetim kendimi gösterip Ordu takımında da iyi işler yapabilmekti. Maça çıktık bende çok şaşırdım ama o zaman kendime çok güveniyordum. Büyük bir hırsla ve içimdeki boks aşkıyla maçı çok üstün bir farkla kazanmıştım. Daha sonra Uluçınar Spor Kulübü’nde boks yaptım. İstanbul’a geldim. İstanbul’da İETT Gücü ve Galatasaray’da boks yaptım. Milli Takım’a kadar yükselme başarısını gösterdim. Hatta bir milli takım maçımı İstanbul’da İtalyan’a karşı oynamıştım. Oynadığım boksör o dönemlerin İtalyanlarda en iyi boksördü. Ne yazık ki maçı da kaybetmiştim. O dönem antrenörüm İtalyan Mario Pocalini’ydi. Kendisinden çok şeyler öğrenmiştim. O dönemler Türk Boksu’na da çok şeyler katmıştır. Benden sonra Kemal Sonunur ve Bülent Sümer’i de bir dönem çalıştırdığını hatırlıyorum. Hatalıysam özür dilerim. Ama beni çok ayrı bir yerde severdi. Hatta beni İtalya’ya da götürmek istemişti ama ben kabul etmemiştim. Daha sonra aldığım antrenörlük belgesi ile antrenörlüğe başladım ve İstanbul’da düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda Milli Takım’da görev aldım. O dönem kadroda Celal Sandal, Seyfi Tatar ve Kemal Sonunur gibi çok değerli boksörler vardı ve biz Balkan Şampiyonu olmuştuk. Göndere çektirdiğimiz Ay Yıldızlı Bayrağımızı ve dinlediğimiz İstiklal Marşımızı halen dün gibi hatırlıyorum. Çok gururluyduk. Daha sonra Akdeniz Oyunları’nda da aynı başarıyı tekrar ettirmiştik. Bunları yaşamış bir insanım. Üç ayrı Olimpiyat Oyunları’nda Antrenörlük yaptım. Tabiî ki olimpiyatlar beni çok daha fazla genişletti. Boksun incelikleri ve detayları vardır. Boks zeka oyunudur. Antrenörlükte bunları kazandım. Ve Dünya’nın da en asil sporu olarak bilinir.

Bu süreç içerisinde Milli Takımla birlikte sporcu iken İran’a gittim. İran Şah-ı bizi karşıladı sarayda gezdik hatta şehrin güzel yerlerine camilerine götürdüler. Fakat tabi o takımda mükemmel bir takımdı. Orada oynadığım zamanki resmim. Ondan sonrada kendi milli takımımı götürdüm. Hatta orada berabere bir durum yapılmak istendi. Hakemler çok yanlılardı. Orada biraz fevri davranışlarım oldu. Ben buraya çocuklarımı yendirmeye getirmedim diye protesto ettim. Sonradan işler düzeldi. Ben hiçbir zaman çalıştırdığım takımın özelliklede milli takımın mağlup olmasını kabul edemeyen bir insandım. Tabiî ki bu durum bende çok çalışma ile organize olmakla beraber gelişti. Dünya’nın pek çok ülkesinde bulundum, olimpiyatlara katıldım oralardaki idmanları izledim teknik yönden kondisyon yönünden yeni antrenman metotları geliştirdim.

Bu arada en çok kazancım bir zamanlar hocalığımı yapan Mario Pocalini’dir. Ondan aldığım bilgiler sayesinde Türk Boksu’na pek çok faydalarım olmuştur. Bu işi çok iyi bilen bir İtalyan’dı. Türkiye’yi çok sevdi ve hatta uzun yıllar da kaldı. 1968 yılında İstanbul’da oynanan Balkan Şampiyonası’nda Türk Milli Takımını ekip halinde Balkan Şampiyonu yaptım. O gururu o heyecanı hiçbir zaman unutamam. Birde Akdeniz Oyunları oldu 4 sene sonra. Orada da Milli Takımımızı şampiyon yaptım. Sporculuğum döneminde çok fazla başarım yoktu Bölge Şampiyonluklarının ve Türkiye Şampiyonluklarının dışında. Bir dönem İstanbul’da da boks yaptım. Galatasaray forması altında İstanbul Şampiyonu oldum. Ancak antrenörlüğümde iyi bir kariyer yapma fırsatını yakaladım. Olimpiyat Oyunları’nda Seyfi Tatar’ın çeyrek finalde elendiği maçı unutamam. Bize orada çok büyük haksızlık yapmışlardı. Duvardaki resimde de görüyorsunuz isyan halimde fotoğrafımı çekmişler bana o fotoğrafı da BBC yollamıştı. Öyle bir haksızlıktı ki ortalığı birbirine katmaktan 3-4 saat müsabakalar yapılamamıştı. Ancak ne var ki elenmiştik. Ama benim için Seyfi Tatar o sene Olimpiyat Şampiyonu olmuştur.

Yurtdışı müsabakalarına katıldığım zaman sadece kendi müsabakalarımı değil tüm maçları seyreder ve rakiplerimizi ve bize rakip olabilecek tüm boksörleri tanımaya çalışırdım. Hatta antrenman salonlarını bile gezerdim.

 Cumhur Özkanber – Bülent hocam sizin zaten araştırmacı kimliğinizi ve yapınızı sizi tanıyan herkes takdirle karşılıyor. Bu arada çok değerli hocamız Bülent Sümer’in de size selamlarını getirdik.

Bülent Kiter – Çok teşekkür ediyorum. Çok değerli ve asil bir insandır. Boks Sporu’na çok büyük katkıları ve emekleri olmuştur. Unutamadığım başka bir insan da Yurdakul Güleren’dir. Sizlerin nezdinde kendisine çok çok sevgilerimi ve selamlarımı iletmek istiyorum.

 Cumhur Özkanber – Bu arada Bülent Hoca’nın kıymetli eşi Hicran Hanım’a teşekkür etmek istiyoruz. Gerçekten çok misafirperver değerli bir insan bizleri evlerinde kabul ettiler. Hicran Hanım, uzun yıllar Milli Takım’ın Antrenörlüğünü yapmış kendini boksa adamış Bülent Kiter’in eşi olmak sizin için nasıl bir duygu?. Birde Bülent Bey’i sizin ağzınızdan dinleyelim lütfen.

Hicran Kiter – Bülent Bey’le 54 Yıllık evliyiz. Bülent Bey Milli Takımı 1981 senesinde bıraktı. Biz ondan sonra beraber bir aile gibi yaşamaya başladık. 4 çocuğumla birlikte yalnız başıma onun yolunu beklemekle geçti yıllarımız. Bülent Bey için Dünya’da sadece boks vardı. Melih Kiter (Bülent Kiter’in kardeşi) biz evlendiğimizde 1 yaşındaydı. Melih benim elimde büyüdü. Biz aynı zamanda Teyze çocuklarıyız Bülent Bey’le. Bu yüzden Melih bana anne der ağabeysine de baba der. Bülent Bey’in boksa olan aşkı her şeyin üstündeydi benim ve çocuklarımız dahil olmak üzere. Bu günlerini hiç düşünmedi. Bülent Bey 1968 senesinde bel fıtığından ameliyat oldu. Doktorlar kendisine antrenörlük yapamazsın raporu verdi ama o hiç kimseyi dinlemedi ve Milli Takımın başında Meksika’ya gitti. Düşünün içindeki boksa olan büyük aşkı.

 Ömer Ekinci – Bülent Bey öncelikli olarak bizleri evinize davet ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Benim için bizler için burada olmak büyük bir övünç kaynağı. Ben boks yaptığım gibi aynı zamanda Ömer Bey’în Organizasyon Komitesi’nde de yer alıyorum. Bizim amacımız sizin adınızı nasıl ki geçmiş nesiller çok iyi biliyor bunu gelecek nesillere de aktarabilmek. Bizim İl Temsilciliğimizin resmi yayın organı olan istanbulboks.org’un ziyaretçilerinin sayısı 500.000’i geçti. Yani sizinle yapmış olduğumuz bu güzel söyleşiyi bir o kadar insan okuyacak ve sizden nasihatlar alacaklar. Çünkü siz onların hocalarının hocasısınız. Efsanelerin efsanesisiniz.

Bülent Kiter – Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Boksa daha öncede bahsettiğim gibi çok şeyimi verdim. Evden bir çıkıyordum 1 ay 1,5 ay ailemi göremiyordum kamplardan dolayı. Hatta bazı zamanlar ev tutup ailemi kamp yaptığım yere getiriyordum. Çocuklarımı ve eşimi göreyim diye.

Hicran Kiter – Bülent Bey Meksika seyahati öncesi Milli Takımı Uludağ’a kampa götürmüştü. Çocuklar babalarını çok özlemişti. Bize orada bir pansiyon tutmuştu. Bu sayede bizde kendisini görebilme şansı yakalıyorduk.

Bülent Kiter – Para kazanmak için önüme çok daha iyi fırsatlar gelmişti yurtdışından ama ben vatanımı çok sevdiğim için hiçbir şartı kabul etmedim. Askere gitmeden önce bir Almanya seyahatim olmuştu Milli Takımla beraber dönüşte havalimanında uçaktan inişte toprağı öpmüştüm. Allah’ım bizi vatanımızdan eksik etme diye. Ben Dünya’da bir çok yere gittim gezdim ve gördüm. İnanın hiçbir yer Türkiye gibi değil.

Hicran Kiter – Bir keresinde Avusturalya’dan çok iyi bir teklif gelmişti. Ama kabul etmemişti Bülent Bey. Ben kendim için değil ama çocuklarım için çok istemiştim gitmeyi. Onların eğitimi için istemiştim ama kısmet olmadı.

Bülent Kiter – Ben ne öğrendiysem Türkiye’de öğrendim ve öğrendiklerimi de Türkiye’de ders olarak vermek istedim. Hiç unutmuyorum bir gün o zamanda evliyim. Antrenörüm İtalyan Mario Pocalini bana bir tokat attı yanlış bir hareket yaptığımdan dolayı çok üzülmüştüm ve gururuma yedirememiştim. Daha sonra bana haber göndermiş o demiş attığım tokat ona çok şeyler öğretecek gelsin çalışsın. Ve hakikatten de öyle oldu. Çok şeyler öğrendim ve daha sonra talebelerimle bunların hepsini paylaştım. Çok değerli öğrencilerim oldu. Sağ olsunlar bir çoğu beni arar halimi hatırımı sorar. Allah hepsinden razı olsun. Sizden de razı olsun. İstanbul’dan kalktınız geldiniz beni Ankara’daki evimde beni ziyaret ettiniz. Beni gerçekten çok mutlu ettiniz. İnanın heyecandan sabahtan beri yemek yiyemedim. Gerçekten çok gururluyum. Burada tabi işleriniz vardı onların yanında beni de görmek istediniz. Eşim ve beni çok mutlu ettiniz.

 Cumhur Özkanber – Misafirperverliğinizle bizi mutlu eden sizsiniz. Biz çok teşekkür ederiz. Biz size çok özel bir isimin de selamını getirdik. Şükrü Elekdağ’ın selamını getirdik. Şükrü Elekdağ kimdir biliyorsunuz?. Emekli Amerika ve Japonya Büyükelçimiz ve halen İstanbul Milletvekilimiz Sn. Şükrü Elekdağ. Zamanında Galatasaray’da beraber boks yapmışsınız.

Bülent Kiter – Evet beraber günlerimiz geçmişti. Beni aradı bir iki sefer bende kendisini aramıştım. Hatta en son Ramazan Bayramı’nda görüşmüştük. Çok değerli, onurlu ve haysiyetli bir insandır. Hatta o dönemlerden İstanbul’da efsane isimlerden Garbis Zakaryan vardır. Onun da bana çok büyük katkıları olmuştur.

Bülent Kiter – Başka bir anımı anlatmak istiyorum size 1980 senesi falandı. O zaman hem Harp Okulu’nu ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin boks takımlarını çalıştırıyorum. Ülke’nin durumları çok karışık. O zamanın İstihbarat Daire Başkanı demiş ki; kim bu adam? Sürekli bir orada bir orada demişler kendisine o Bülent Kiter. Bülent Kiter Türkiye’nin bokstaki iftiharı tam bir boks sevdalısı. Kendisi her yere girer çıkar onu engelleyemezsiniz. Ama o zamanlar çok iyi boksörler olmasına rağmen Harp Okulu’ndaki talebelerimi Milli Takım’a götürememiştim. Çünkü gerçekten hem askeri hem de sivil düzende çok zor günler geçiriyorduk ülke olarak.

 Ömer Ekinci – Heyecanınızdan hiç bir şey kaybetmemişsiniz. Gerçekten anlatırken sanki o günleri yeniden yaşıyormuşsunuz gibi bir hisse kapıldım.

Bülent Kiter – Hiç kaybeder miyim. Ben anılarımla yaşıyorum. Boksla yaşıyorum. Geçmişim benim her şeyim. Yalnız sizden çok rica ediyorum Ali Melek’ten bahsetmeyi unutmayın. Bir daha sizinle görüşürüz ya da görüşemeyiz bilemiyorum ama Ali Melek gelmiş geçmiş en büyük boksördür. Onun üzerine bir boksör daha olamaz. Ali Melek benim boks yaptığım yıllarda 1950 ve 1958 yılları arasında boks yapmış çok büyük bir boksördü. Aslen Karadenizliydi ama Ankara’da yaşardı. Boksu bıraktıktan sonra İzmir’e yerleşti. Orda bir kafe açtı. Ziyaretine gittim. Allah rahmet eylesin çok kadim bir dostum kardeşimdi.

 Cumhur Özkanber – Şu an boks yapan kardeşlerimize sizin deneyimleriniz doğrultusunda vereceğiniz öğütler, mesajlar nelerdir?

Bülent Kiter – Bir kere boksu her şeyden öte sevmesi lazım. Eğer zaten severse o çocuğun yapamayacağı bir şey yok. Gece yaşantısı, sigara ve içki gibi kötü alışkanlıkları olmayacak. Antrenmanlarına devamlı muntazam bir şekilde gidecek. Ve görecekler ki 18 – 19 yaşlarına geldiklerine pırıl pırıl bir insan olmuşlar. Şuna inanarak belirtmek istiyorum bizim Türk Gencinin en iyi yapacağı tek spor Boks Sporu’dur. Çünkü bizim Türk Milleti olarak yüreğimizde var o dövüşçülük. Son zamanlarda dikkatle takip ediyorum. İstanbul’da büyük atılımlar var. Çok büyük önemler veriliyor. İstanbul Bölge Şampiyonlukları, Teşvik Müsabakaları ve Boks Duayenleri Kupası düzenli olarak tekrar ediliyor. Gerçekten boks sporu adına büyük bir hamle içerisinde İstanbul. Burada emeği geçen herkese herkesin çok teşekkür etmesi gerekir.

 Cumhur Özkanber – Peki hocam ben şunu da sormadan geçemeyeceğim. Son zamanlarda Spor Kulüplerimizin Futbola katkısı çok büyük. Fenerbahçe’si, Galatasaray’ı, Beşiktaş’ı ciddi yatırımlar yapıyorlar. Boksa gelince Fenerbahçe’nin çok büyük katkılar içinde olduğunu görüyoruz. Burada Kulüp Başkanı Sn. Aziz Yıldırım’a çok teşekkür ediyoruz. Beşiktaş’ın aynı yatırımları yaptığını ve bunların karşılığını aldığını görüyoruz. Tabiî ki Tekel Spor’u da unutamayız bu kulüplerimizin yanında. Şimdi biz bu kadar kulüplerimizin destek verdiğini görürken, daha önceki röportajımızda Garbis Zakaryan’ın bahsettiği gibi Galatasaray’ın boksa hiç değer vermemesine anlam veremediğini söylemişlerdi. Bu tepki Galatasaray’ın bazı taraftar gruplarının internet sitelerinde de yer bulmuştu. Siz konuyla alakalı olarak neler demek istersiniz?

Bülent Kiter – Ben Galatasaray kulübünde lisanlı olarak boks yapmış bir sporcuyum. Daha önceleri bu forma altında boks yapmış bir çok değerli boksör de oldu. Ama bir tarihte şubeyi kapattılar. O zamanın yöneticileri boksu sevmediler yatırım yapmadılar ve Türk Boksu için çok büyük yanlış yaptılar. Şimdi düşünebiliyor musunuz futboldaki, basketboldaki rekabetin boksta da yaşandığını. Salonlar dolacak, seyirci gelecek, basın ilgi alaka gösterecek. Kazanan kim olacak? Tabiî ki Türk Boksu olacak.

 Cumhur Özkanber – Galatasaray taraftarı olaya çok tepkili. Yapılan değerlendirmelerde görülüyor ki denen şu; “neden boksta bütün madalyaları Fenerbahçe, Beşiktaş ve Tekel paylaşıyor. Neden bizde bu ortamın içerisinde yokuz. Neden Olimpiyatlara katılan bir boksörümüz çıkmıyor.

Bülent Kiter – Gerçekten çok haklılar. Bende şahsım adına bütün hayatını boksa adamış bir insan olarak Galatasaray’a çağrıda bulunuyor ve boks şubesini yeniden açmalarını Türk Boksu’na rekabeti getirmelerini öneriyorum. Futbolda özellikle Avrupa’da almış olduğu büyük başarılar Türk Milletinin adını duyuran Galatasaray’ın Boks Sporu’na yapacağı yatırımlarla da Türkiye’de ve Dünya Boksu’nda çok önemli bir yere gelebileceğini düşünüyorum. Böylelikle ülke olarak, Türk Boksu olarak çok çok daha iyi yerlere geleceğimizi belirtmek istiyorum.

 Cumhur Özkanber – Bülent Hocam bizleri burada misafir ettiniz gerçekten çok güzel bir söyleşi oldu. Umarım sizde keyif almışsınızdır. Mesajlarınız yeni yetişen boksörlerimiz için çok büyük anlamlar ifade ediyor. Her şey için size ve değerli eşiniz Hicran Hanım’a çok teşekkür ediyoruz.

Bülent Kiter – Bizde sizlere çok teşekkür ederiz. Unutmadınız bizleri İstanbul’dan kalkıp bizim için buralara kadar geldiniz. Allah size tüm hayatınız boyunca sağlık ve başarı versin. İstanbul’daki boks işlerinizde göstermiş olduğunuz başarıların tekrarlanmasını diliyorum.

Yorumunu Facebook'ta Yap
Yorumunu Site Üzerinden Yap
20.07.2017 17:26:32
IP'niz: 54.161.96.239 
>>
Okuyamıyorsanız YENİLEYİN! | Lütfen Karakterleri YUKARIYA girin!
Küfür, hakaret,inançlara saldırı vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz!