Duyuru ->
Geri
FEDERASYON KULÜPLERİMİZ ANTRENÖRLER HAKEMLER BOKS SPORU SPORCU SAĞLIĞI ve BESLENME LİNKLER




Ziyaretçi Sayısı 3.882.860

İRFAN POLAT'TAN SEÇİM YORUMU...

BOKS CAMİASI'NA SAYGI İLE ;

Boks Camiasının Değerli Mensupları, Şerefli ve Onurlu Arkadaşlarım,

İnsan onuruna ve şerefine zerre kadar saygı duyan hiç kimsenin kaleme almayacağı veya kendi sayfasında yer almasına izin vermeyeceği iğrenç küfür ve hakaretler içeren yazıları iğrenerek okuyorum.

Ben İrfan POLAT, 21 Ekim 2012 tarihinde yapılan Olağan Kongre sırasında ve öncesinde gelişen olayların bire bir içerisinde olduğum için bu açıklamayı yapma lüzumu gördüm .

40 yıldır Boks Camiası'nın içerisindeyim ,böylesine olayların kişiselleştirildiği, spora hizmet amacı ile zamanlarını , paralarını harcamayı ve sorumluluk üstlenmeyi göze alan insanların şahsiyetleri ile oynandığı, hakarete varan suçlamaların yapıldığı bir olaya, bir kongreye rastlamadım. Yalnız burada dikkatimi çeken, haksız ve adaletsiz bir şekilde bir tarafın Ömer Karadeniz üzerine iftiralar atması ve taraf olduğu belli olan insanları yönlendirmesidir. Bu tarz çekişmeler insanlara da Türk Boksu'na da bir şey kazandırmaz, ama çok şey kaybettirir . İnternette görüyorum bir çok antrenör ve hakemler taraf olmuş aynı nahoş çekişmelerin içerisinde yer alıyorlar . Bilhassa yargıda tarafsızlık nasıl esas ise hakemlikte de öyledir ve öyle olmalıdır . Hakemler herhangi bir yönetimin tarafı olmamalıdır , ama maalesef yaşadıklarımız tam aksinedir .

Esas konuya gelirsek, Boks Camiası'nda beni tanıyanlar bilir, ben hiç kimsenin, hiçbir yönetimin tarafı olmadım . Ben her zaman Türk Boksu'nun tarafı oldum . Bu zamana kadar hiçbir federasyon başkanından hiçbir zaman hiçbir görev talebinde bulunmadım . Şu an da olayları yakınen takip ettiklerini tahmin ettiğim , Sn. Caner Doğaneli , Sn. Taşkın Konuralp , Sn. Eyüp Gözgeç canlı şahitleridir . Hepsine saygı duyuyor ve Türk Boksu'na harcadıkları zamanlarından dolayı teşekkür ediyorum .

Son Kongre 'den önce İstanbul 'da Türk Boksu 'nun gidişatından rahatsız olan arkadaşlar ile birlikte bir federasyon başkan adayı arayışına girdik ve değişik illerden arkadaşlar "Sn. Ömer Karadeniz 'i ikna ederseniz Türk Boksu 'na büyük faydalar sağlanacaktır, çünkü İstanbul Boks İl Temsilciliği ve daha önceki dönemlerinde boks adına çok güzel işler yaptı " gerekçeleri ile bizi teşvik ettiler ve bizlerin de ısrarı neticesinde Ömer Karadeniz Boks Federasyonu Başkanlığı'na aday oldu . Bunları yazmamdaki maksat, Ömer Karadeniz etiket peşinde , yönetime girmek için her tarafta dans ediyordu sözünden dolayıdır. Bunu yazanlar da bu söylenilenin zerre kadar doğru olmadığını çok iyi bilmektedirler. Burada ben, açıkça "çamur at izi kalsın" düşüncesini görüyorum. Ömer Bey'i uzun yıllardır tanıyorum kendisi ile yol arkadaşlığı yaptım ve hiçbir zaman etiket peşinde olmadığını çok iyi biliyorum. Zaten kendisi yeterince etiketleri olan çok başarılı bir sanayicidir. Hiçbir şekilde kendisini tanımayan ve konu ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olmayan, birilerinin iteklemesiyle hakaret dolu yazılar yazan bazı kişileri özellikle kınıyorum.

Neyse devam edeyim.Daha sonra Fuat Alpaslan ile görüştük, kendisinin aday olduğunu ve boks camiasında birçok kişinin kendisini desteklediğini söyledi, bende çok memnun olduğumu fakat Ömer Karadeniz'siz 'bir yönetimin eksik olacağını, birlikte hareket ederler ise Türk Boksu 'na büyük katkıları olacağına inandığımı söyledim .

Çok uzatmamak için detaylara girmiyorum. Olaylar her ikisininde ayrı ayrı adaylık açıklamaları ile başladı . Ben de Sn. Ömer Karadeniz ile birlikte çalışmalara başladım . Sn. Cemal Kamacı ile yapılan bazı telefon görüşmeleri sonrası evinde ziyaret ettik . Sn. Ömer Karadeniz , Yıldırım Tarhan ve ben . Cemal Ağabey bize Sn. Fuat Alpaslan ile ayrı ayrı seçime girmemizin doğru olmayacağını , Sn. Ömer Karadeniz 'i tanıdığını, mutlaka Türk Boksu 'na faydalı olacağını ,Sn. Fuat Alpaslan 'ı yeni tanıdığını genç ve başarılı bir iş adamı olduğundan dolayı başarılı olacağını tahmin ettiğini söyledi ve Ömer Bey 'e "gel bu kardeşimiz çok hevesli bu kardeşimiz başkan olsun sen de fedakarlık yap, başkan vekili ol , yönetim kurulu listesini de beraber yapalım" dedi . Hatta "listede beğenmediğin isim olursa çıkartırız" şeklinde konuştu. Ömer Bey de cevaben, "Cemal Ağabey, ben bu kardeşimizi yeterince tanımıyorum, aslında ayrı hareket etmek istiyorum ama, madem ki sen böyle olmasını arzu ediyorsun, Türk Boksu'ndaki senin yerin bizler için çok önemli, senin araya girmiş olman nedeni ile, bu kardeşimizle oluşturulacak liste konusunda mutabık kalırsak kabul ederim" dedi . Bende bunun hayırlı ve doğru olacağını söyledim . Çünkü zaten birlikte hareket etmenin doğru olacağına inanıyordum .

Konu çok önemli olduğu için çok uzatıyorum . Daha sonra, muhatapların da yazdıkları gibi Ankara 'da görüşüldü ve bir , iki görüşme neticesinde Sn. Cemal Kamacı 'nın teklif ettiği şekilde, Sn. Ömer Karadeniz Başkan vekili ve ilaveten iki asil bir yedek olmak üzere üç üyelikte anlaştılar Sn. Ömer Karadeniz, Yönetim Kurulu Üyeleri'nden birinin benim olmamda ısrar etti . Boks 'un içinden biri olarak Y.K. 'da olmamın faydalı olacağını söyledi . Benim hiçbir şekilde hiçbir talebimin olmadığını Türk Boksu'na fayda sağlayabileceğim her yerin benim için fark etmeyeceğini söyledim . Netice olarak birlikte hareket etme kararı alınan 29 Eylül 2012 den sonra 30 Eylül Kulüplerarası İstanbul Şampiyonası'nda bir araya geldik. Orada ve daha sonra Fuat Alpaslan'ın Ömer Bey'i Ankara'ya, Genel Müdürlük'de buluşmak için davet ettiğinde de bu konuların üstünden özetle geçildi. Hatta Genel Müdür Yardımcısı Sn. Tamer Taşpınar'ın yanında dahi Ömer Bey birleşme şartlarını tekrar etti ve Fuat Bey'e onaylattı. Bundan sonra çalışma planları konusunda ben de F. Alpaslan'la birkaç defa görüştüm. "Fuat kardeşim seçimler yaklaştı ne yapacağız, görüşelim, birbirimizden haberdar olalım" dediğimde bana "Hocam siz İstanbul 'u ve hakim olduğunuz yerleri organize edin, diğer taraflar ile ben ve arkadaşlarımız ilgileniyor" dedi . 20 Ekim 2012 Cumartesi günü Kongre için Ankara 'ya gittiğimizde de Fuat Bey 'le yine görüşemedik, öğleden sonra için Ömer Bey'e buluşuruz demesine rağmen, anlaşılmaz bir şekilde buluşma gerçekleşmedi. Hatta Ömer Bey'le benim biletim akşama olmasına rağmen, öğleden sonraya değiştirdik. Akşam üzeri Fuat Alpaslan'a "söylemek istediğin bir şey var mı ? " diye sorduğumda, her şeyin konuşulduğu gibi ve yolunda olduğunu söyledi.

Ancak Kongre sabahı Kongre'nin yapıldığı Hilton Otel'de bana " Hocam ben sizi farklı bir yerde değerlendirmek istiyorum " dedi . Bende tarafımdan da çok iyi bilinen anlaşma nedeniyle şaşırarak, kendisine teşekkür ettim ve bu konuyu benimle değil, Ömer Bey'le görüşmesi gerektiğini söyledim . Seçime çıkarken de Ömer Bey'in sorması sonucu sözlerin yerine getirilmeyeceğinin ortaya çıkması üzerine maalesef Ömer Bey de yapması gerekeni yaptı. Burada sözlerinde durmayan taraf net olarak bellidir.

Değerli Arkadaşlarım, burada altını özellikle çizmem gereken bir konu var: " Bizde yiğit dövülür ama hakkı verilir". Eğer Ömer Karadeniz'in amacı listeye girmek idi ise, o zaten listedeydi, böyle bir niyeti olsaydı listeden affını isteyip salonu terk etmesine hiç gerek yoktu. Menfaat ve çıkar peşinde olsaydı, benim ve diğer arkadaşlarının listeden çıkartılmasına itiraz etmezdi, çünkü nasıl olsa kendisi listeye girmişti.

Kongre Salonuna geçtim daha sonrada tüm camianın bildiği gibi hiçbir şekilde, olmasını arzu etmediğim hadiseler gelişti . Ben avukat değilim , dolayısı ile kimsenin avukatlığını yapmıyorum fakat bire bir içerisinde bulunduğum olaylarda bir tarafa hakaretlerle tüm kabahatin yüklenmesi beni rahatsız etti .

Ömer Karadeniz gerçek anlamda camiamıza yakışır şekilde dik durmuş ve kendisine Yönetim Kurulu Üyeliği verilmesine rağmen, sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle çalışma arkadaşlarını satmamıştır. Kendisine bu duruşu için camiamız adına teşekkür ediyorum.

Türk Boks Camiası'nın değerli mensupları, bu olayların bir şahidi de Sn. Cemal Kamacı 'dır.

Ayrıca, yazılan yazılara dikkatle baktığımda, Ömer Karadeniz'in, haklı olmasına rağmen, kişilere hakaret etmediğini, fakat bazılarının yavuz hırsız misali taraftarlarını hiç hoş olmayan ve camiamıza yakışmayan bir şekilde yönlendirdiğini ibretle görmekteyim. Beni üzen, erkek sporu olarak addedilen ve 100 yıla yakın bir geçmişe sahip olimpik sporumuzun, bu tarz nahoş ve seviyesiz tartışmaların içine çekilmesidir.

Yukarıda da yazdığım gibi, Sn. Ömer Karadeniz'i yıllardır tanırım, Türk Boksu'na hizmet etmekten başka hiçbir amacı olmayan, parasını, zamanını harcamaya ve sorumluluk almaya talip olan bir insana bu kadar hakaret içeren yazılar yazan, yazdıran ve bunları internet sahifelerinden yayınlatan kendini bilmezleri "insanlık onuru adına" kınıyorum. Bu zavallı insanlar CAMİAMIZ İÇERİSİNDE LAYIK OLDUKLARI CEZAYI BULACAKLAR, DIŞLANACAKLARDIR.

Değerli Türk Boksu 'nun emektarları antrenörler ve hakemler, boksun dışındaki olaylara taraf olarak birbirlerinizi kırmayınız . Boksun tarafı olun, kim hizmet ederse onun tarafı olun . Böyle olayların bir daha yaşanmaması temennisi ile Sevgi ve Saygılarımı sunarım .

Tüm İslam Alemi'nin, geçirmiş olduğumuz Kurban Bayramı'nı ve Milletimiz'in Cumhuriyet Bayramı'nı kutlarım.

İrfan POLAT

Robby
firstrainman@hotmail.com
31.10.2012
78.181.29.205 
Hocam ellerinize sağlık. Güneşi balçıkla sıvamak isteyenler ve amigoları gerçeklerle yüzyüze kaldılar.
Yorumunu Facebook'ta Yap
Yorumunu Site Üzerinden Yap
20.07.2017 17:29:10
IP'niz: 54.161.96.239 
>>
Okuyamıyorsanız YENİLEYİN! | Lütfen Karakterleri YUKARIYA girin!
Küfür, hakaret,inançlara saldırı vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz!